Slovenya ve Kuzey Makedonya’da tesisleri bulunan Avrupalı akü üreticisi TAB, kurşun-asit akü üretiminde elektrolit yoğunluğu ölçümünü iyileştirmek için Anton Paar’ın L-Dens 7400 hat içi yoğunluk ölçerini kullanıyor. TAB’ın kapalı çevrim formasyon sistemine entegre edilen sensör, hassas ve kesintisiz izleme sağlarken bakım ihtiyacını azaltıyor, akü performansında tutarlılığı ve üretimde istikrarı destekliyor.
Kalite açısından kritik bir parametre: elektrolit yoğunluğu
TAB, 60 yılı aşkın deneyimiyle dünyanın önde gelen kurşun-asit akü üreticilerinden biridir. Slovenya ve Kuzey Makedonya’daki tesislerinde endüstriyel aküler ve marş aküleri üreten şirket, lityum iyon teknolojisindeki faaliyetlerini de genişletmektedir.
Bu ölçekte güvenilir proses kontrolü kritik önem taşır. Formasyon sürecinde elektrolit yoğunluğunun doğru ölçülmesi, akü performansını ve ömrünü doğrudan etkiler; küçük sapmalar bile üretimde gecikmelere yol açabilir.
Daha güvenilir hat içi ölçüm çözümü
TAB’ın daha önce kullandığı sensörler sık sık tıkanıyor ve ölçüm sonuçlarında sapmalar görülüyordu. Üretimde 1,5 milyondan fazla hücre söz konusu olduğundan, bu sorunlar formasyon çevrimlerini uzatıyor, işçilik maliyetlerini artırıyor ve spesifikasyon dışı ürün riskini yükseltiyordu.
Bu nedenle TAB, güvenilir proses kontrolü sağlayacak ve bakım ihtiyacını azaltacak daha güvenilir bir hat içi yoğunluk ölçüm çözümüne ihtiyaç duyuyordu.
L-Dens 7400 ile otomatik izleme
TAB’ın kapalı çevrim formasyon sistemine entegre edilen Anton Paar’ın L-Dens 7400 hat içi yoğunluk ölçeri, formasyon çevrimi boyunca elektrolit yoğunluğunu hassas ve kesintisiz olarak izler.
Cihazın daha geniş iç çapı, önceki sensörlerde görülen tıkanma sorunlarını ortadan kaldırdı. Sistem artık tamamen otomatik çalışıyor ve yalnızca ayda bir otomatik temizlik gerektiriyor; bu sayede TAB ekibi bakım yerine kalite kontrolüne odaklanabiliyor.
Daha yüksek üretim ve daha güçlü proses kontrolü
TAB, ilk L-Dens 7400 sensörünü devreye aldığından bu yana hedef değerlerden neredeyse hiç sapma gözlemlemedi. Bu sayede şirket proses üzerindeki kontrolünü artırdı, gecikmeleri azalttı, üretim planlamasını daha istikrarlı hâle getirdi ve ürün kalitesini sürekli yüksek düzeyde tuttu.